3 Eylül 2026 Perşembe

ArcGIS Enterprise'da oluşturulan içeriğin web sayfasına gömülmesi (embed)

Arcgis Enterprise kullanarak oluşturduğumuz Instant App'ın herhangi bir web sitesi içerisine kolayca eklenmesi:


kodumuz şu şekilde;

<iframe src="https://arcgis.com" width="100%" height="600px" style="border:0;" allow="geolocation"> </iframe>

bizim bu örneğimizde ise;

<iframe allow="geolocation" height="600px" src="https://akif.maps.arcgis.com/apps/instant/3dviewer/index.html?appid=7ec1398dfa394af5a6eec264437e7a02" style="border: 0;" width="100%">
</iframe><div><br /></div>

şeklinde api adresimizi normal açtığımızda web sayfası adresi kısmındaki adres bilgisini buraya kopyalayıp yapıştırıyoruz. Ve sonuç:


El Nacional Barcelona / Bir Dönüşüm Hikayesi

 


Günümüzde El Nacional ismi ile bilinen yapı 1870 yılından günümüze tiyatro, deri fabrikası hatta araç satışı ve özel garaj olarak kullanılmış ve ardından akıllı bir yatırımcı tarafından şehrin en çok ziyaret edilen ayrıcalıklı gastronomi merkezine dönüştürülmüştür.


El Nacional Hakkında

El Nacional’da gastronomi ve tarih bir araya gelerek şehir için eşsiz ve sembolik bir konsept oluşturmuştur. El Nacional, Barselona'da, İber Yarımadası çevresindeki geleneksel yiyeceklerin sunulduğu, eşsiz bir modern mimari ve kaliteli ürün sunan farklı alanlara(tek çatı altında farklı işletmelere) sahip ilk restoran olma özelliğine sahiptir. Barselona'nın zengin sosyal ve kültürel yaşamını yansıtmaktadır.

Tarihi Süreç

Günümüzde El Nacional ismi ile bilinen yapı, yaklaşık 3.000 m²’lik bir alan üzerine 1870 yılında inşa edilmiş, Avrupa’nın genelinde alışageldiğimiz koruma ve yeniden kullanıma açma yaklaşımı ile hizmet vermeye başlayan tarihi bir binadadır. Bina tiyatro, deri fabrikası hatta araç satışı ve özel garaj olarak kullanılmış. Sonunda akıllı bir yatırımcı eliyle 4 ayrı mutfak ve 4 ayrı bar konsepti barındıran butik bir yeme-içme alanına dönüştürülmüştür. Mekanlar farklı konseptlerde de olsa birbirleri ile çok uyumlu bir şekilde uyarlanmıştır. Et, balık, tapas, kabukluları sevenler için Barselona’daki en güzel mekanların aynı çatı altında bulunduğu özel bir konsepttir.

Kronoloji

1870:    Mimarı Antoni Rovira i Trias olan Teatro Español, Pla del Eixample Belediye proje yarışmasını kazanarak inşa edilmesine karar verilmiş ve 21 Mayıs 1870 yılında hizmete açılmıştır. 18 Kasım 1889 tarihinde ise yapı yanmıştır. 

1892:    1892 yılında yapı bu kez mimar Ramón M. Ruidor tarafından yeniden yorumlanmıştır. Ancak bu kez binanın adı Jardín Español olmuştur.
Konser, zarzuela, opera, çekiliş ve fuar alanı olarak kullanılmıştır. Ancak yeterli ilgi olmadığı ve atıl kaldığı için 1900 yılında kapanmıştır.

1900:    Ardından binayı ayakkabı için deri tabaklama işi yapan Teneria Moderna Franco-Española firması satın almış ve kullanmıştır.
Binanın çok ince ve hafif tavanı, tuğla tonozları ile gün ışığını yapı içerisine alan benzersiz bir çatı penceresi tasarımı vardı. Bu özgün nitelik korunarak restore edildi.

1929:    Bir Amerikan markası olan Graham firması binayı satın almış ve otomobil satış yeri olarak kullanmıştır. Ardından bina İspanya iç savaşı sırasında yiyecek toplanma noktası olarak kullanılmıştır (resmi bir belge yoktur). Sonrasında ise 2013 yılına kadar otomobil garajı olarak kullanılmıştır.

2014:    2013 yılında İş Adamı Lluís Canadel, Joan Subirats tarafından kurulan ve 40 yıldan fazla bir geçmişe sahip bir topluluk olan Subirats Bureau ile bu sembolik alanı ihya edecek Ocio Gastronómico Barcelona SL şirketini kurmuştur. Bina artık El Nacional adını almıştır ve 3.000 m² alan üzerine 695 kişiye kadar hizmet veren çok bir farklı konsepte sahip bir gastronomi merkezi haline gelmiştir.

25 Ekim 2017 tarihinde 3. Açılış yılını kutlayan El Nacional bu tarihe kadar 3.577.925 kişi tarafından ziyaret edilmiştir. 2017 yılında 1,6 Milyon nüfuslu Barselona şehrini ziyaret eden turist sayısı ise 32 Milyon’dur.

El Nacional’ın eşsiz çatı penceresi

El Nacional Restorasyon Çalışmaları




Günümüz


El Nacional gastronomi ve tarihin bir araya gelerek şehir için eşsiz ve sembolik bir konsepte sahip olarak bünyesinde 4 farklı mutfağa(5 işletme): La Braseria, La Llotja, La Taperia, La Parada, El Magatzem ve 4 farklı bara: Barra de Vins, Barra de Cerveses, Bara de Coctels, Bara d’Ostres’e ev sahipliği yapmaktadır. 

La Braseria: 
Odun kömürü ızgarasında ve odun ateşinde fırında hazırlanan eti ile ünlü bir mekandır. Etler cam dolaplarda yaşlandırılmakta ve müşteri önünde pişirilmektedir. Menü fiyatları ise; başlangıçlar 10 Avro, dana antrkot 22 Avro, bütün kaburga eti dana biftek (kg) 52 Avro, tatlılar 6 Avro gibi fiyatlarla sunulmaktadır.


La Llotja: 
Balık konusunda uzmanlaşmış bir mekan olan La Llotja, müşterilerin balık pazarı şeklindeki tezgahından arzu ettikleri deniz ürünlerini kilo usulü almalarına olanak sağlamaktadır. La  Llotja’da: fırında, kömür ızgarasında, buharda, kızartılmış veya ızgarada olmak üzere balık 5 farklı pişirme yöntemi kullanılarak hazırlanmaktadır. Menü fiyatları ise; başlangıçlar 20 Avro, Akdeniz balıkları (kg) 75 Avro, tatlılar 6 Avro gibi fiyatlarla sunulmaktadır.

La Taperia:

La Taperia pirinç ve erişte yemekleri de dahil olmak üzere tapasları ile ünlü bir mekandır. Yemekler Magala usulü adı verilen bir özel teknikle servis edilmektedir. Mallorca sebze tabağı ve siyah pirinçle yapılan Tombet en ünlü lezzetleridir. Menü fiyatları ise; pirinç ve erişte yemekleri 7 Avro, soğuk ve sıcak tapaslar 6 Avro, özel karışık tabaklar 25 Avro, tatlılar ise 4,5 Avro gibi fiyatlarla sunulmaktadır.


La Parada:

La Parada, sandviçleri, koka hamur işleri ve diğer birçok hafif yemekleri ile ünlüdür. Burada klasik salataların yanı sıra dilimlenmiş meyveler, doğal meyve suları, milkshake'ler, hamur işleri, geleneksel dondurma, içecekler ve kahve bulabilirsiniz. Menü fiyatları ise; başlangıçlar 10 Avro, makarnalar ve hamur işi yemekler 12 Avro, tatlılar ise 6,5 Avro gibi fiyatlarla sunulmaktadır.


El Magatzem:
El Magatzem toplantılara ve grup kutlamalarına ev sahipliği yapmak için ayrıcalıklı bir mekandır. Mekan 42 kişilik gruplara özel alanlar oluşturarak hizmet vermektedir.  Bu gruplar El Nacional’daki diğer restoranlardan arzu ettikleri yemekleri sipariş edebilme özgürlüğüne sahiptir.



23 Kasım 2020 Pazartesi

ArcGIS: Raster verilerin Dış sınırlarının "Kapalı Alan Verisi" olarak oluşturulması

 

Customize – Extensions – 3D Analyst, aktif hale getirilmesi gerekiyor öncelikle. Yani bu işlem için ArcMap’inizde 3D Analyst lisansına ihtiyaç vardır.

Ardından ArcMap arama kısmına “Raster to Domain” yazarak “3D Analyst – Conversion – From Raster” altında yer alan “Raster to Domain” toolbox’ına ulaşıyoruz. Bunu yukarıdaki fotoğrafta görebilirsiniz.

Ardından “Input Raster” kısmına raster verimizi seçiyoruz. “Output Feature Class” ise sınır verisini kaydedeceğimiz yeri seçiyoruz. En alttaki “Output Feature Class Type” olarak ise “Polygon” seçiyoruz.



20 Haziran 2019 Perşembe

Londra Milli Park Şehri Projesi


Londra Milli Park Şehri Projesi

Makale: Charlotte Beale-World Economic Forum, Çeviri: Mehmet Akif LEVENT


Londra halihazırda üçte birinin kamusal yeşil alan olduğu bir şehirdir. Ancak radikal bir kararla Londra’nın Dünya’nın ilk Ulusal Park Şehri olması üzerine bir proje başlatılmıştır. Doğal hayatı destekleyici bir şekilde, yeşil alanların sağlık açısından hayati bir öneme sahip olması, sayfiyelik alanlar ve sosyalleşme mekanları olmaları sebebiyle gerçekleştirilmesi hedeflenen bir projedir. Bu kapsamda Ulusal Park Şehri Vakfı görev yapmaktadır. Vakfa göre söz konusu proje için “olması güzel” değil “olması zorunlu” bir proje tanımlaması yapmıştır. 

Londra’nın 2050 çevre stratejisi kapsamındaki belirlenen “şehrin %50’sinin yeşil alan olması” hedefinin gerçekleştirilebilmesi için kent sakinlerinden gri alanları yeşil alanlara dönüştürülmesi çağrısında bulunulmuştur. Bu; yaya yollarındaki kaldırım taşlarının kaldırılarak veya bahçe güverteleri/yapı teraslarının yeşil alanlara dönüştürülmesi gibi basit ama etkili dokunuşlarla sağlanabilir. Ayrıca biyo-çeşitliliğin sağlanması için bahçe çitleri ve duvarlarında minik delikler açarak kirpi gibi hayvanların serbest dolaşmaları sağlanabilir. Londra Büyükşehir Belediyesi Daha Yeşil Şehir Fonu adı altında 12 milyon sterlinlik bir yatırım yapmayı onaylamıştır. Bu yatırım dahilinde 5 milyon sterlin ağaç ekimi için, 1,5 milyon sterlin ise yeni ormanlık alan oluşturmak için kullanılacaktır.



Kent içi yeşil alanların sağlık açısından; obezite, zayıf zihinsel sağlık ve erken ölüm risklerinin azaltımı gibi çok fazla faydası vardır. Ayrıca doğaya yapılan yatırım maddi açıdan da karşılığını vermektedir. Natural England’in araştırmasına göre ağaçlar için yapılan 1 sterlinlik harcama ile sağlık, enerji ve çevre harcamaları için yapılması gereken 7 sterlinlik harcamadan tasarruf sağlanmış olur.

Mevcut % 47’lik yeşil alan oranı ile Londra, zaten dünyanın en fazla yeşil alan bulunan şehirlerinden biridir. Şehrin üçte biri yeşil alan kamuya açıkken, bu yeşil alanlara ek olarak % 14'lük bir oranla özel bahçeler bulunmaktadır.*



* İngiltere’de kamusal yeşil alanların yanı sıra, bakımları tamamen özel mülke ait yeşil alanlar bulunmaktadır. Bu özel yeşil alanlar sadece söz konusu mülk sahipleri tarafından kullanılabilmektedir. 



Dünya Şehirleri Kültür Forum’unda yapılan kıyaslamaya göre; Paris’in sadece %10’unu, New York’un ise %27’sini yeşil alanlar oluşturmaktadır.

Ancak Londra’nın yüzleşmesi gereken bazı zorluklar söz konusudur. Bunun başında 2040 yılına kadar nüfusun 2 milyonluk bir artış göstererek 11 milyona ulaşacak olması gelmektedir. Bu sebeple inşa edilecek binlerce yeni evler, doğa tahrip edilmeden yeşil alanla entegre bir şekilde inşa edilmelidir. Berkeley Homes Şirketi gerçekleştirdiği bir konut projesinde 20 dönümlük proje alanının yalnızca %35’ine konut inşa etmiştir. Projenin yaklaşık 10 dönümlük kısmı ise sulak alandır.  
Diğer bir zorluk ise; Londra Kraliyet Koleji raporuna göre zehirli hava kirliliğinden dolayı Londra’da her yıl 9.000 premature doğum sonrası ölüm gerçekleşmektedir. Şehirde devamlı olarak azot dioksit seviyelerinde AB yasal limitleri aşılmaktadır. Yeşillendirme misyonunun bir parçası olarak, Kent Meclisi, Karbon emisyonlarını azaltmak ve diğer kirleticileri absorbe etmek için yoğun yolların kenarlarında yaşayan duvarlar - dikey bitki örtüsü - oluşturmayı teşvik etmektedir.
Yeşil çatılar da planın bir parçasını oluşturmaktadır. Yapılarımız çatısında bitki yetiştirilmesi ile kentsel ısı adası etkisi azaltılacak, hava sıcaklıkları düşürülecek ve soğutma için kullanılan enerjide tasarruf sağlanacaktır. Yeşil çatılar ayrıca yağmur sularını emer, kuş ve böcekler için de yaşam alanı olarak biyo-çeşitliliğe katkı sağlar.
Unutulmamalı ki, günümüzde nüfusun yarısına yakını büyük şehirlerde yaşamaktadır. 2050 yılında ise bu oran %70’lere ulaşacaktır. Daha yeşil bir kent yaklaşımı, hem biz insanlar hem de diğer canlılar için yaşamın sürdürülebilirliğinde önemli bir konudur.
Londra, bir haftalık festival ile Temmuz ayında Milli Park Şehri projesi başlatılacaktır. Şehir sakinlerini de kendi mülklerini konuya dahil etmelerini ile bu seremoniye katkı sağlayabileceklerdir. Milli Park Şehri Vakfı Londra’nın 25 Dünya kenti arasında bu unvana sahip ilk şehir olmasını umut etmektedir.

Kaynak

- World Economies Forum, Çevre ve Doğal Kaynak Güvenliği, Mayıs 2019


2 Mayıs 2018 Çarşamba

ArcGIS öznitelik tablosunda otomatik sıralı artan sayılı sütun oluşturulması

Amaç:  ArcGIS öznitelik tablosunda otomatik sıralı artan bir sayılı bir sütun oluşturmak

Gerekli Programlar: ArcMap (9.x veya üstü sürüm, ben bu uygulamada 10.5 kullandım)

İşlem Adım Sayısı: 7 Adım

İşlem Süresi: Veri boyutuna göre yaklaşık 1 dk

Konu Anlatımı:

1- Yeni bir (short veya long integer) sütun oluşturun


2- Maus sağ tuş ile "Field Calculator" seçeneğini seçin



3- Ayrıştırıcı olarak Pyton'u seçin.

4- Show Codeblock'u aktif hale getirin.

5- Aşağıda yer alan Pre-Logic Script kodu üst pencereye yazın:

rec=0
def autoIncrement():
 global rec
 pStart = 1 
 pInterval = 1
 if (rec == 0): 
  rec = pStart 
 else: 
  rec += pInterval 
 return rec

6- Aşağıda yer alan Pre-Logic Script kodu da bir altta yer alan küçük pencere içerisine yazın.

autoIncrement()

7- OK'ı tıklayın. 


Sonuç aşağıdaki gibi olacaktır.

17 Mayıs 2016 Salı

Old Oak and Park Royal Development Corporation (OPDC)

[Eski Meşe ve Kraliyet Parkı Kalkınma Kurumu]

OPDC batı Londra için yepyeni bir merkez ve ortaklık geliştirmektedir. Bölgede insanlar için yeni fırsatlar oluşturmak odaklı olarak demiryolu altyapı projelerine yatırım yaparak HS2(High Speed 2) ve Crossrail projelerini başlatılmıştır. Şirketin resmi başlama tarihi 1 Nisan 2015 tarihidir.

OPDC Projesi Hedefleri

Eski Meşe ve Kraliyet Parkı (Old Oak and Park Royal) HS2(High Speed 2) ve Crossrail’in tek kesiştiği noktadır.
HS2 Londra, Birmingham, Doğu Midlands, Leeds, Sheffield ve Manchester kentleri arası, toplamda 192 km uzunluğundaki, İngiltere’nin ikinci hızlı tren projesidir. Birinci hızlı tren projesi ise Londra (UK) – Calais (Fransa) arasındadır. Proje 2017’de başlayarak ilk safha 2026’da, 2033’de tüm safhaları tamamlanacaktır. Ulaşım Daire Başkanlığı projenin yaklaşık 43 milyar poundluk bir yatırım olduğunu belirtmiştir. Ekonomik İşler Enstitüsü bu yatırımın toplamda 90 milyar olduğunu açıklamıştır.
Crossrail ise toplamda 118 kilometre uzunluğunda ve halen inşaat halinde olan bir tren yolu projesidir. 2015 yılında açılmıştır ve 2019 yılında tamamlanacaktır.
OPDC projesi ile bu iki büyük demiryolu projesinin çakışması durumu bir fırsata dönüştürülerek kent için yeni bir alan oluşturulması planlanmaktadır. Bu kapsamda bölge sakinleri için; yaşam, çalışma, eğlenme, ziyaret merkezi oluşturulacaktır. Yeni kasabaların oluşturulması için uzun vadeli stratejik plan ve kararlı yönelimler gerekmektedir. Bu sebeple bölgenin gelişimi, yüksek potansiyelin oluşturulması hedefi doğrultusundan Londra Belediye Başkanlığı tarafından bu proje başlatılmıştır ve bu projeden sorumlu birim olan Old Oak and Park Royal Şirketi kurulmuştur. Londra ve Londralılar için maksimum fayda oluşturulması misyonu doğrultusunda aşağıdaki hedefler belirlenmiştir:
·         Londra’nın ulaşılabilirlik sorunu olan alanlarında birisi olan bölgeyi ulaşılabilirliği yüksek, dünya standartlarında bir transfer merkezi haline getirmek,
·         Bölgenin konut ve ticari gelişimini sağlayarak, sürdürülebilir ve gelişen mahalleler ve değerli kamusal alanlar oluşturmak,
·         Wormwood Scrubs parkını korumak ve geliştirmek.

Mevcut Durum

Proje Tasarımı

Planlama Gücü

2011 yılı Lokalizm Yasası (Localism Act.) ile Başkan Belediye Başkanlığı’na iştirakleri (Başkanlık Kalkınma Şirketi) kurabilme yetkisi verilmiştir. OPDC bu sebeple türünün ikincisi olan bir şirkettir. OPDC yasal bir altyapı ile kurulmuş, meclisten tarafından Ocak 2015’te onaylanmıştır. Mart 2015 tarihinde ise başka bir yasal altyapı kullanımı ile planlama yetkisine sahip olmuştur. OPDC ayrıca bazı yetkileri 2005 yasası ile Londra Büyükşehir Belediyesi(GLA)’dan ve 2015 yılı Konut ve Planlama Yönetmeliğinden almaktadır.
Kurum ayrıca yerel planlama otoritesidir. Yerel plan ve Kalkınma planları hazırlanması ve korunmasından sorumludur. Yerel planlama çalışmaları kapsamında; proje alanı için karar ve planlama uygulamaları gerçekleştirilir. Planlama için Gerekli Diğer Belgeler de karar verme aşamasında önemlidir. Ayrıca kurum diğer yatırımcılara yön verilmesinden, Kamu İcra Altyapısı ve Komşuluk Planlaması’ndan sorumludur.

Yönetim ve Sorumluluklar

OPDC Londra Belediyesi’nin işlevsel bir organıdır, Başkanlık Kalkınma Şirketi kapsamında olmasına rağmen bağımsız bir kurul aracılığı ile Londralılara karşı sorumludur. OPDC’de ve kararlar açık, şeffaf ve tarafsız bir şekilde verilmektedir.

Partnerler

  • Büyükşehir Başkanlığı
  •  Londra Belediye Meclisi
  •  Londra Ulaşım Daire Başkanlığı
  •  Merkezi Hükümet
  •  STK’lar ve kent sakinleri örgütleri
  • Yerel organizasyonlar, şirketler, arazi sahipleri, yatırımcılar ve kalkınma ajansları
  • Brent, Ealing ve Hammersmith & Fulham bölgeleri için özel anlaşmalarımız bulunmaktadır.

Kaynak:

Londra Büyükşehir Belediyesi Resmi Web Sayfası: